İnsanlık, aslında kendi içinde varoluşun bilgisini içeren bir kitap gibidir. Kendi kendini okuma yetisine ulaşabilirse evreni de çözebilecek kapasiteye sahip olabilir.
Kalp her atış sonucu elektromanyetik bir enerji üretir. İlginç bir biçimde Dünya ve Güneş sistemi de elektriksel ve manyetik enerji üretir. Kalbin ürettiği manyetik alan ile Dünya ve Güneş’in ürettiği manyetik alan, kendi kapsamına giren oluşumları belirli bir şekilde etkilerler.
Bir hücreden bir Adem, Bir Adem’den Bin Alem! Teklikten çokluk, noktadan bütün… İşte evrende var olan her şey aslında Tek’in çokluktaki görüntüsünden başka bir şey değildir.
Büyükte de O vardır, küçükte de O vardır. Dolayısıyla mikro, makronun benzeridir. Mikroyu kavrayan makroya ulaşır, makroyu kavrayan ise mikroyu idrak edecek duruma gelir. Her parça, bütünün temsilcisidir ve bütünün bilgisi şifreler halinde içinde vardır. Dolayısıyla her parça aslında kendi içinde bir bütündür.
Tüm yaratılmış olanlar da benzer özelliklere sahiptir. Sadece aralarında büyüklük ve frekans farklılıkları vardır. Bu da varoluştaki tüm düzeylerin birbirinin benzeri ya da kopyası olduğu anlamına gelir.