“Nesnelerin insana dokunmaması gerekir çünkü onlar canlı değildir. Aralarında yaşar, onları kullanır, sonra yerlerine koyarız: Yararlıdırlar, işte o kadar. Oysa bana dokunuyorlar. Çekilmez bir durum bu. Onlarla bağlantı kurmak korkutuyor beni. Sanki hepsi birer canlı hayvan gibi “
Az önce bitirdiğim ve bir süre boşluğa bakmama sebep olan kitap. Eski bir hukuk öğrencisi olan Raskolnikov’un eli baltalı bir katile dönüşme hikayesini anlatıyor. Karakterin bu kadar iyi okuyucuya aktarıldığı başka bir kitap okumamıştım diyebilirim. Onun ruhunu anlayıp, acılarını duyabiliyorsunuz. O psikolojik buhranı derinden hissediyorsunuz. Ayrıca odasının tasviri o kadar iyiydi ki o odayı gördüm okurken. Raskolnikov insanları kategorize etmeyi seven biraz kibirli bir karakter. İki kişiyi öldürmüş olmasına rağmen bunu bir yanlış olarak görmüyor. Topluma söyleyecek bir şeyleri olanların da biraz suçlu olmaları gerektiği savunuyor. Son anına kadar nefesimi tutarak okuduğum bir kitap oldu. Hâlâ okumadıysanız ve klasiklere önyargınız varsa şiddetle tavsiye edilir.
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,3bin okunma