Japon edebiyatına ve kültürüne merakı olanlar için kısa, Japon kültürünün temel taşları olan öyküler içeriyor diyebilirim. Kitabı bir oturuşta bitirebilirsiniz ya da ara sıra elinize alıp bir bölümü okuyup bırakabilirsiniz. Mantığı aşan öyküler... Bazıları size saçma gelebilir, bazıları ise ders niteliğinde. Çin kültüründen de izler mevcut. Çin ve Japon kültürünün köprüsü niteliğinde olan öyküler size açıkça Japon kültürün üzerinde bıraktığı etkileri gösteriyor.
Satırları okurken cansız varlıklara yüklenen anlam ve ruh ile sizi farklı bir bakış açısına çekiyor. ''Cansız varlıklarında ruhu vardır '' kitaptan hissettiğim bu.
Ve canlılara yüklenen anlam da size farklı bir bakış açısı sunuyor. Özellikle kelebekler hakkında ki bölüm... Beni çok etkiledi. Toplumsal yükseliş ve çöküşün ahlaki önemi ne alaka kelebek ile diyebilirsiniz. İyi ki kitabı okumuşum dedim. Karıncanın karşılığının edep böceği olması, ve altında yatan güzellikler, okunmaya değer satırlardı.
Hikayelerden çok ''Böcek İncelemeleri'' bölümü daha iyiydi. Bu bölüm için kitap okunur. Ne yazık ki küçük bir bölümünü oluşturuyor. Öykülerde ise , ilginiz yoksa sizi sıkabilir. Fantastik, doğa üstü güçler vb. tarzında diyebilirim.
Kitapta kelebek kelimesi geçen bir kaç şiirin incelemesi var onlardan biri
Rakkva eda ni
Kaeru to mireba-
Koço kana!
Düşen çiçeğin döndüğünü gördüm dalına- heyhat! Kelebekmiş oysa!