Nora

"Ayrıca istediğim şey bu," dedi. "Büyük jestler değil. Sadece sen. Bütün parçalarınla sen. Facia olan ve 'ekseriyetle' gibi şeyler söyleyen parçaların da buna dâhil." "Hiç öyle bir şey söylemedim," diye itiraz etti Wells ama Gwyn'in bakışı karşısında, "en azından sana," diye düzeltti. "Kayıp hayvanları bulan, bana çorba yapan ve Masterpiece Theatres seçmelerine katılıyormuş gibi konuşan ama aynı zamanda bir kamyonet kasasında benimle sevişecek adamı istiyorum."
Sayfa 266·Kitabı okudu
Reklam
"Bu versiyonunun böyle hoşuma gitmesi tuhaf mı? Sen böyleyken sana Ekselansları bile diyemiyorum." "Bana ne istersen diyebilirsin. Wells, Ekselansları, Karşı Dükkândaki Denyo. Ne ister-sen," "Peki sana benim demek istersem?" "Hayatımın sonuna kadar öyle olurum."
Sayfa 265·Kitabı okudu
"Koca bir beynim ve gerekenden bile fazla cadısal kaynağım var. Ailem var, Yavru Cadılarım var -bana öyle bakma- ve sen varsın." "Ben varım," derken sesi söz verir gibi çıktı. Yemin eder gibi. Ve gerçekten de öyleydi.
Sayfa 213·Kitabı okudu
"...bu nedenle bir süre uzak durmak en iyisi olabilirdi. Kendini koruma içgüdüsü falan işte. Ama Gwyn başını iki yana sallayıp Wells'in samimiyet olduğunu düşündüğü-ümit ettiği bir ifadeyle gözlerini devirdi. "Kedimi kurtardın, Ekselansları. İzin ver de sana içecek bir şeyler ikram edeyim." Kapıyı kalçasıyla itip sonuna kadar açtı, sonra da omzunun üzerinden bir bakış attı. "Geliyor musun?" Kendini koruma meselesi, diye düşündü Wells basamakları koşar adım çıkarken, cidden çok abartılıyor.
Sayfa 189·Kitabı okudu
Kedi bir an boyunca Wells'i inceledi ve uykulu bir sesle, "Piç Kurusu değil," dedi. "Efendim?" Wells'in kaşlarını kaldırarak sorduğu soruyu Gwyn elini havada sallayıp geçiştirdi. "Rhys'a Piç Kurusu diye hitap ediyor, yani inan bana, bu dediği iltifat sayılır." "Ah. Öyleyse bu hususta Sör Purrcival'la aynı safta yer alıyoruz," dedi Wells.
Sayfa 188·Kitabı okudu
Reklam