bu dünyaya ahlaki değer yargılarımızla caka satalım diye gönderilmedik.ne vasat insanların sözlerini dinlerim,ne de güzellerin işine karışırım.bir insanın kişiliğini sevmişsem,kendini ifade etmek için hangi yöntemi kullanırsa kullansın hoşuma gider.
ruh ve beden,beden ve ruh;ne büyük gizemdi.ruhumuzun hayvani,bedenimizinse ruhani bir tarafı vardı.duyularımız keskinleşirken zihnimiz körelebiliyordu.bedensel dürtülerin nerede ölüp ruhani dürtülerin nerede başladığını kim bilebilirdi ki?