insanın ancak olgun yaşta gerçek tutkuları olduğunu,çünkü tutkunun ancak içine güçsüzlük karışınca güzel,taşkın olduğunu,o zaman insanın her yeni zevke başlarken,son parasını süren kumarcıya benzediğini söyleyen kimsenin,yıkıcı görüşlerine kim karşı koyabilirdi?
evet aklın sağladığı en güzel ayrıcalık,erdemlerimizi,mutlulukları kendi yapıtımız olan,hesapla,görev duygusuyla değil de istemle,tükenmez bir sevgiyle mutluluğa eriştirdiğimiz yaratıklar için kullanmaktır.
boşluğun dehşetini anlamak için bakışların,iç çekişlerin,her şeyin merkezi,yaşamın özü,herkesi aydınlatan ışık kaynağı olmak gerek.her şey yerli yerindeydi,ama onları canlandıran ruh,üflenmiş bir alev gibi sönmüştü.aşk uçup gittikten sonra,sevgililerin artık birbirlerini görmemelerini gerektiren korkunç zorunluluğu anladım.