Hangi din ve inanç mensubu olursa olsun diğerlerini kötülemek, öcü gibi göstermek bir ebeveynin çocuğa yapabileceği en büyük kötülüktür. Hoşgörüsüzlüğün, fanatizmin, inandığımız şeyin üstün, başkalarının inandığı şeyin aşağılık olduğuna dair kanımızın hâlen her yerde ne kadar yaygın olduğunu hatırlamak gerekir.
Maalesef ki dindar kadın, bir taraftan uydurma din mensuplarının kendisini eve hapsetme çabaları ve bir taraftan da Batı toplumlarının kendisi üzerinden ahkâm kesme cüretkârlığı arasında sıkışıp kalan ideolojik bir konu hâlini almıştır.
Şekilcilik her yere, insanların inanç alanına bile girdi. İnsanlar birbirlerinin kılık ve kıyafetinden ya da yaptığı ibadetlerden ne kadar iyi bir mümin olduğunu anlayabiliyor. Oysa kaplerin sahibi yalnızca Allah değil midir?
Sağlıklı ve erdemli bir toplum hedefi için mesele çocuk büyütmek değil insan yetiştirmekse eğer, kendimizi kandırmayalım. Kaybedecek bir tek çocuğumuz bile yok!