Esra

Erkek, kadını kendi yaptıklarını sindirmeye mecbur bırakır. Gün olur, devran döner ve yaşlılık döneminde dengeler değişir. Kadın, evde daha fazla vakit geçiren erkeği ezmeye, biritktirdiklerini ona kusmaya başlar. Oysa aile olmak bu değildir. Aile olmayı henüz çocuklar büyümeden başarmış olmak gerekir ki çocuklar da büyüdüklerinde aile kurabilsinler.
Reklam
Yetiştirilme koşulları itibariyle kadın için güçlü olmak, bir erkeğe ihtiyacı olmaması anlamını taşımaktadır. Oysa herkesin herkese ihtiyacı vardır. "Güçlü kadın" imajında bir yanlışlık yok mu; bedeli yalnız kalmak olan bir güçlülük kadın ya da erkek kim için doğru olabilir ki?
Acaba erkekler akıllı kadınları mı -oysa akıllı kadın hayatı kolaylaştırır, güzelleştirir- yoksa sürekli akıllı olduğunu hatırlatan kadınları mı sevmez? Zaten kadın erkek fark etmez, "ikinci tip kadınları" kimse sevmez.
Fransa'da bir dönem "beyaz evlilik" de denilen bir furya sonucu evlenmeden bir arada yaşayan çiftlerden babasız çocuklar doğdu. Sonrasında en fazla suç işleyen kişilerin bu çocuklar olduğu görüldü. O dönemde ünlü bir feminist kadın, "Çocuklardan baba imajını silmemeliyiz." demiştir. Gelen tepkilere ise "Gelecek nesil, benim feminizmimden daha önemli." diye cevap vermiştir.
Feminizm rüzgârını da arkasına alan seküler kadınlar, bir yandan güçlü kadın imajına hizmet ederken bir yandan da erkeğe ihtiyacı olmadığı vurgusunu sıkça dile getirirler. Bu nedenle kariyer ve başarı uğruna hiçbir fedakârlıktan kaçınmazlar.
Reklam