İnsanı insan yapan, zıtlıklar içindeki âlemde kaim olmasıdır. Mutluluk kadar mutsuzluğun da olduğunu bilmek, mücadele kadar vazgeçebilmenin de bir güç olduğunu fark etmek ve bunu kabullenmek insanı psikolojik iyiliğe götürür.
Sonu olmayan sorular tünelinde çırpınıyorum: Yok mu olacağım ben? Hayatım yok mu olacak; onca emekle kurduğum, uğruna mücadeleler ettiğim hayatım? Peki sevdiklerim... onlar da mı yok olacak? Gün gelecek, bitecek mi her şey sahiden? Madem bitecekti neden var oldu yaşam, neden var olduk biz?... Neden bütün bunlar...
'Benim' dediğim hiçbir şeyin, kendim dahil, ne gerçekten benim olduğunu ne de güvende olduğunu acı bir şekilde duyumsuyorum... hiçbir zaman, hiçbir yerde, hiçbir şekilde... İşte o vakit her şey manasız geliyor. Ayağımın altındaki zemini yitiriyorum, başım dönüyor...