Dışarıdan çok rutin bir hayatı olan, hayattan hiçbir şey beklemiyor gibi görünen insanların ruhunu azıcık eşeleyince ne arzular, ne tutkular çıkıyor, bir bilsen. Demem o ki, her insanın içi rengârenk.
Kendine söz verdiğin ama yapmadığın her şey ruhuna yük olacak. Ve bir gün her şey bitmeye yaklaştığında yaşanan pişmanlıkların eyleme hiçbir katkısı olamayacak.
Bir insan hayatı boyunca, kendisi olma cesaretini gösterememişse, yolun sonuna yaklaştığını hissettikçe ruhunu bir panik kaplar; kaçırılmış bir hayatın feryadı diyebiliriz.