Esra

Çoğumuz hâlâ bizi sorumluluk ve beklenti içine sokan ilişkileri gerçek sevgiyle karıştırıyoruz. Bir şeyi yapmak zorunda hissettiğin yerde gerçek sevgiden bahsedilemez çünkü sevmek diğerinin kendi gibi olmasına, gelişmesine ve büyümesine ortaklık etmektir.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Aşk, onun vesilesiyle kendini bulma halidir biraz. Aşk, senin içinde gizli kalmış şeylerin onun sayesinde hiç ummadığın anda ortaya çıkmasıdır. Ve bu kendini keşfetmenin yarattığı sersemlik hali sana her şeyi yaptırabilir.
Benim gördüğümü sen göremezsin. Senin gördüklerini de ben göremem. Herkes kendinden yansıyanla görür ve anlamlandırır âşık olduğu kişiyi. Onu özel yapan da budur. Gerçekte olduğu kişi değil, senin yüklediğin anlamla var olan kişidir senin gördüğün. O yüzden başkasına sıradan görünen senin yüreğini hoplatabilir.
Aşk tekildir. Karşındakinden bağımsız, senin içinde filizlenir, büyür ve serpilir. Aynı anda pek çok kişiye âşık olamaz insan, ama aynı anda pek çok kişiyi sevebilir. Sevgi karşılıklı bir bağlılık içerirken aşkta bireysel bir bağımlılık vardır. Kontrol edemediğin bir döngünün içine girersin, onun içinde kendini eritmek, onunla bir olmak istersin. Şayet kontrollü olarak ilerliyorsan o zaman âşık değilsindir.
Ağlamak istersin; içinden geçenlere, olanlar ile olmasını umduklarının birbirine bu kadar uzak düşüşüne, biriktirdiklerinin üzerine bindirdiği yüklere isyan etmek ve hiç ağlamadığın kadar ağlamak istersin. Gözyaşlarını görmesinden korktuğun insanların neden hâlâ hayatında olduğunu düşünür, vazgeçemediklerinin kölesi olduğunu fark edersin. İşte tam da bu yüzden en çok ağlamak istersin.