inanmak ve görmek bir ve özdeştir ama insanlar bunları birbirlerinden zaman faktörünün etkisiyle ayrılmış, bölünmüş farklı şeyler gibi algılarlar ve inanmak için görene dek beklerler.
nerede karşılaşırlarsa karşılaşsınlar, birkaç saniyeliğine ya da yıllar boyu olsun, insanlar; tıpkı ışıkları, yörüngeleri, kütleleri ve kendi güneşlerine olan uzaklıkları doğrultusunda belirlenen gezegensel hiyerarşiler gibi içsel, matematiksel bir düzene riayet ederek kendilerini görünmez bir piramidin farklı seviyeleri üzerine yerleştirirler.