İradenin yeni ilişkiler bulsun, kursun diye zekâya ilettiği enerjinin büyüklüğüne , küçüklüğüne göre zekânın tezahürlerinde eşitsizlik olabilir, ama zihinsel kapasite hiyerarşisi yoktur.
Özgürleştirmeksizin eğiten aptallaştırır. Özgürleştirenin de "Özgürleştirilenin neyi öğrenmesi gerek acaba?" gibi bir derdi olmaz. Canı ne isterse onu öğrenecektir, belki de hiçbir şey. Öğrenebileceğini bilecektir, çünkü insan sanatının bütün ürünlerinde aynı zekâ iş başındadır, çünkü bir insan bir başkasının sözünü her zaman anlayabilir.
Öğrenciyi özgürleştirirsek , yani onu kendi zekâsını kullanmaya zorlarsak, hoca bilmediğini öğretebilir. Bir zekâyı,ancak içinden çıkmayı kendi kendine zorunlu gördüğü takdirde çıkabileceği, keyfî bir çembere kapatandır hoca dediğimiz.