Solucanlar göz çukurlarında yuvalansa da,
dilin dişlerinin arasından çıkıp sallansa da,
tiksinmeyeceğim senden, vazgeçmeyeceğim!
Etin kemiğin ne ilgisi var bizimle?
Bir parçanı kesip alan o kasap,
sana olan aşkımı biraz olsun azaltabildi mi?
Taptığım, özüne indirgese de seni, ölüm bile azaltamaz sevgimi.
Ben böyle seviyorum işte:
Zarafetini gaddarlıgını, inceliğini kabalığını, oldugun şairi, olmadığın erkeği seviyorum.
Bir zamanlar çocuk olduğun
ve bir gün ceset olacağın için seviyorum.
Hem gövdeni, hem aklını seviyorum.
Yalnızca boynunun düzgün çizgilerini degil, koltuk altının terini de seviyorum.
Kanımı tutuşturan gücünü de,
çocuk gibi elinden tutma isteği uyandıran güçsüzlüğünü de seviyorum.
Tann böyle sevemiyorsa, ben seviyorum!
Aşk ya aşktır, ya değildir.
Ne amaca gerek duyar, ne hedefe.
Ama kendi kendine doğar; kendi kendine yeter
Ne umuda yeri var, ne gerekçeye.
Acı çekmek aşkın bir parçasıysa eğer,
acı çektiğim için mutluyum ben.