"..Senin düşünebildiğin en korkunç tecrübe nedir? Benimki, bir hücrede, silahsız ve savunmasız bir durumda,salyası akan bir hayvanla birlikte ya da bir hastalık sonucu beyni kalmamış bir manyakla kilitli kalmış olmaktır. O zaman kendi sesinden başka hiçbir şeyin olmaz. Sesin ve düşüncelerin. O yaratığa haykırır, sana neden dokunmaması gerektiğini söylersin; en güzel ve etkili kelimeleri bulursun, gerçeğin ifadesi kesilirsin. Canlı gözlerin sana baktığını görür ama yaratığın seni duymadığını bilirsin. Ona ulaşamayacağını hiçbir şekilde ulaşamayacağını ama onun yine de kıpırdayıp soluk aldığını, karşında kendi ihtiyaçlarına göre hareket ettiğini görürsün. Dehşet bu işte. Dünyanın kapıldığı şey de bu. İnsanlığın arasında, bir yerlerde kol geziyor. O yaratık. Zihinsiz, kapalı, tamamen mantıksız ve ahlaksız ama kendi amacı, kurnazlığı olan bir şey. "
" Gün olacak, kendi ellerine bakacaksın, ağır bir şey alıp o ellerin her kemiğini kırmak, parçalamak isteyeceksin. Çünkü o eller , neler yapabileceklerinin hayalleriyle rahatsız edecek seni. Tabi eğer sen o fırsatı yaratabilseydin!
Ama sen yaratamamış olacaksın ve şu canlı vücuduna tahammül edemez olacaksın... o ellere bir yerde ihanet etti diye. "