Hayatının bütün bu izleri sanki ona sarılmış şöyle diyordu: “ Hayır, bizi bırakıp gitmeyeceksin, başka birisi olmayacaksın, nasılsan öyle kalacaksın: Kuşkularınla, kendinden sonsuz hoşnutsuzluğunla, sonuçsuz kalan kendini düzeltme denemelerinle, yaşadığın düşüşlerle ve senin için olanaksız, sana nasip olmayacak sonsuz bir mutluluk beklentisiyle
Bu günden itibaren evliliğin ona getireceğini düşündüğü olağanüstü mutluluğa artık umut bağlamamaya, bunun sonucu olarak da yaşadığı güne saygısızlık etmemeye karar verdi.