Bazı kitaplar vardır, okurken sürekli “evet, tam olarak böyle!” dersiniz ama yine de size yeni bir pencere açmayı başarır. Duygusal Zorbalık benim için tam olarak böyle bir kitaptı. Psikoloji kitaplarında bazen aynı kavramların etrafında dönüp durulduğunu hissederim; fakat bu kitap beni bildiklerimle boğmak yerine, onları daha net görmemi sağlayan yeni bakış açıları sundu.
Özellikle gündelik hayatta çoğu zaman “normal” sandığımız davranışların aslında nasıl ince bir manipülasyon veya duygusal baskı biçimi olabildiğini fark etmek oldukça çarpıcıydı. Okudukça insan hem çevresine hem de kendi sınırlarına daha bilinçli bakmaya başlıyor.
En sevdiğim yanı ise diliydi: anlaşılır, akıcı ve doğrudan. Akademik bir ağırlık altında ezmeden düşündürüyor. Bitirdiğimde sadece bir kitap okumuş gibi değil, sanki bazı karmaşık duyguların adını koyabilmişim gibi hissettim.
Psikolojiye ilgi duyanlara ve ilişkilerde görünmeyen dinamikleri anlamak isteyenlere kesinlikle öneririm.