Akış
Ara
Ne Okusam?
Giriş Yap
Kaydol
"Aldırmadan gidemiyorsa, aldırmadan kalmayı bilmeli insan. Çünkü henüz icat edilmedi; anlamayana anlamayı öğretecek bir lisan."
Abdullah b. el-Mübârek (rah.a): "Dilini korumaya dikkat et, çünkü dil, İnsanı en çabuk öldüren şeydir Çünkü lisan kalbin tercümanıdır, Kişinin olgunluk derecesini gösterir."
Reklam
O konuştukça, gözümde geçmiş otuz yılın bana verdikleri fakirleşiyordu. Zihnim ister istemez geçmişin muhasebesine kayıyor, toplam çizgisi altındaki rakamların pek bir değer taşımadığını üzülerek görüyordum. Ne yapmıştım ben? Yaşamamdan maksat bir lisan öğrenmek, bir meslekte söz sahibi olmak mıydı? Yaradılışın ve yaradılışımın sırrı bu kadar mahdut olabilir miydi? Tabiatın kucağında yaşanması gereken hayat böyle mi sarfedilmeliydi? Beni tutup sürükleyen rüzgâr neydi?
Galiba ruhun heyecan ve ıstırabında bulduğu en büyük teselli, anladığı en güzel lisan, şiirden sonra musikidir.
"Hayata atılıyorsunuz. Bu yolun istikametini tayin etmek pek müşküldür. Bunun için sebat, sabır, ciddiyet size iyi bir klavuzdur. Bunları da elde etmek tetebbu ile olur. Binaenaleyh çok okuyunuz bir lisan-ı ecnebiyi mutlaka öğreniniz. Hayatta yalnız kitaptan zevk alınız. İlim demek kitap demektir.
Afet İnan'ın hatıra defterine Fransız öğretmeninin yazdığı nottur.Kitabı okuyor
Îmân herkeste aynı mıdır?
Sual: Peygamberlerin imanı ile diğer insanların imanları hep aynı mıdır, aralarında iman bakımından bir fark var mıdır? Cevap: Konu ile alakalı olarak İmâm-ı Rabbânî hazretleri Mektûbât kitabında buyuruyor ki: “İmân; ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarında yazılı olan, Peygamber efendimizden gelen haberlere inanmak ve inandığını söylemek demektir. Her lisan ile söylemenin caiz olduğu, Dürr-i yektâda yazılıdır. İbadetler, imandan değildir. Fakat, imanın kemalini arttırır ve güzelleştirirler. İmâm-ı a'zam Ebû Hanîfe aleyhirrahme, iman artmaz ve azalmaz, buyuruyor. Çünkü iman, kalbin tasdik etmesi, kabul etmesi, inanması demektir. İnanmanın azı, çoğu olmaz. Azalan ve çoğalan bir inanışa, inanmak değil, zan ve vehim denir. İmanın kâmil veya noksan olması, ibadetlerin çok ve az olması demektir. İbadet çok olunca, imanın kemâli çok denir. O hâlde, müminlerin imanları, Peygamberlerin imanları gibi olmaz. Çünkü bunların imanları ibadetler sebebi ile kemâlin tepesine varmıştır. Diğer müminlerin imanları oraya yaklaşamaz. Her ne kadar, her iki iman, iman olmakta ortak iseler de, birincisi, ibadetler vasıtası ile, başka türlü olmuştur. Sanki aralarında benzerlik yoktur. Müminlerin hepsi, insan olmakta, Peygamberler ile ortaktır. Fakat, başka kıymetler, üstünlükler bunları yüksek derecelere çıkarmıştır. İnsanlıkları, sanki başka türlü olmuştur. Sanki, müşterek olan insanlıktan daha yüksek insandırlar. Belki, insan bunlardır, başkaları sanki insan değildir. Türkiye Gazetesi
Reklam
Benim annem yüz lisan bilir Yüzü de güzel Her bedende bir insan bilir Sözü de güzel Özü de güzel
Sayfa 107 - Timaş YayınlarıKitabı okudu
'..nasıl olur? Birkaç yüz lisan, birkaç bin kast var!'
Sayfa 27
1.000 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.