"Hiç bir işte dikiş tutturamamış insanlar, taşra tüccarları, mahkemelere düşüp de dokunulmazlık zırhına bürünmek isteyenler kapağı birer partiye atıyor"
"Türkiye de sağ- sol çatışması tarihe karıştı. Şimdi üç kutuplu Türkiye var. Bir tarafta Türk Milliyetçiliği, bir tarafta Kürt milliyetçiliği ve üçüncü kutup ise Siyasal İslam".
Kolektif bir kimlik; müslüman! Oysa gercek değildi bu. Türkiye cumhuriyeti'nde eğer Yahudi Ermeni ve Rum değilse herkesin nüfus cüzdanında dini İslam yazardı; ama çoğu kişi bunun farkında değildi.
Kemalist dönemi yetiştirdiği öğrencilerin pek çoğu, laik eğitimin etkisinde kalarak dinle hiç ilgilenmez ama ulusal bilinç bakımından pek gelişmiş olurlardı.
"Doğulu ve İslami geçmişinin ahlaki değerler sisteminden kopmuş batılılaşma politikalar uyguladığı halde Batı değerleri ile bütünleşmemiş köksüz bir toplumda referans noktalarının kayboluşu... Toplumu bir arada yaşatan yazılı olmayan kurallar dizisi burada yok. Nihilist bir dönemden geçiyoruz; sadece ben ve çevrem değil; herkes böyle. Kimse hayatından memnun değil. herkes derin bir huzursuzluk içinde kıvranıyor; daha iyi bir hayata ulaşmak istiyor ama o yeni hayatın ne olduğunun da farkında değil. Tarifi yok; dolayısıyla toplumun mitolojisi ve ideali de yok. Bu yüzden bir nehrin suları gibi bizi önüne katmış götürüyor. insanlar akıntıdan kurtulmak için kıyıdan sarkan dallara tutunmaya çalışıyorlar. Kimi din dalına tutunuyor, kimi milliyetcilik kimi Kürtçülük; kimi ise nihilizme gömülüyor"