Özge

Kaybolmak ancak çoklukta mümkündü.
Sayfa 59·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam
Zamanın peşinde bir tohum gibi uçan kokular, dokundukları şeylere sinerek ürer ve hayatın bileğine anlam mühürlerler. Bu yüzden anlamsızlığın bir kokusu yoktur.
Sayfa 49·Kitabı okudu
Edebiyat
Dünya bir resimdi onun için, çiklet paketlerinden çıkan üzeri tırtıklı, elde oynatınca hareketlenen renkli resim kartları gibi.
Sayfa 48·Kitabı okudu
Edebiyat
Bildiği, gördüğü bir şeydi bu; birbirini doğurtan dişi kediler, kendinden olmayan yavruyu emziren keçiler, fırtınada aynı kiremitin oyuğuna saklanan hepsi bir başka yumurtadan çıkmış serçeler görmüştü ve bir hayvan gibi derdinin dermanını kadınlarda aramıştı.
Sayfa 25·Kitabı okudu
Edebiyat
Peki ya kendisi, o da eskiyor muydu, bir hatırası ya da içinde yaşattığı var mıydı çekip giden? Varlığını bir türlü bu dünyaya sığdıramamıştı ki içine eğilip baksın.
Sayfa 18·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam