B12

alt+F4
uzun süre düşünürsen bazı imkansız şeyler olabilirmiş gibi gelmeye başlıyor, neden olmasın ki abi diyorsun, yağmurlu bir günde denize girmek dalgalarını izlemek istiyorsun biraz zaman geçince artık
ben şiir yazmam bahar, şimdi senin öyle sandığın gibi oturup her gece de ağlamam, felsefe hocamı sevdim liseyi de birinci bitirdim ama okumadım tek bir kitabını bile o koca bıyıklı Almanın. çünkü korktum, ya o übermensch olamama korkusu ya da bir başkasının korkusu, okumadım işte orasını fazla kurcalama, bütün bunları bilme diyordum ya hani, artık bil. işte sen benim korunaklı yaşantımın içine öylece zırhsız girince ve konuşunca birden duraldım bahar, duymamak için çevirdiğim bubi tuzaklarının yerlerinin hepsini benden önce değiştirmişsin sen. nasıl diyelim şimdi buna, dün yaktığım sigarayı içemeden söndürdüm ve açtığım bütün şarkıları kapattım, farkına vardım diyelim niye daha önceden hiç şiir yazmadığımın. sen daha önce hiç konuşmamışsın bahar, o muazzam korunaklı yaşantıma daha önce hiç saldırı girişiminde bulunmamışsın ama hep bilmişsin ağzını açsan beni öldüreceğinin.
Edebiyat
bazen kendimi şiddetlenen bir araba kavgasında açık kalmış oynak şarkı gibi yersiz hissediyorum
taziyetname
büyüyebilmek adına yaptığım onca çocukça girişimden sonra... dönüp ağlamayı hak bulduk. yaşıyor oluşum seni ölümsüz kılmaya yetmeyecek ama senin için verdiğim savaşımı sürdürmek zorunda olduğumu her nefes bana inatla hatırlatacak. rüyamda kayıp zümrüd-ü ankaya dönen yıldız sendin, gözlerimi bir rüyanın içinden açmayı başaran yine sendin. hiç solmayacak güllerin içinden mektubumu al.. ben ulaştırmayı beceremesem dahi