'Şükür diyor, şükür. Hiçbir şeyi hatırlamazsanız bile bunu hatırlayın. Ne olursa olsun şükredin. Neden? Çünkü şükrettiğin an, var olana odaklanıyorsun demektir, yoksunluk yok demektir, hoop merkezdesin, evdesin demektir. O zaman otomatikman yaşam dengede, hayrına akar. Çok önemlidir şükretmek!
'Hava soğuk. Kimse yok. Restoran bile kapalı, ne yapacağız burada?..' Hoop, bak ne oldu? Zihninin senin talep ettiğin deneyim için ürettiği bu düşüncelerle daha da sıkılan, darlanan oldun işte. İstediğin deneyimi yaşayabilmen için düşünce üretti zihnin ve üretir. Ne zamana kadar? İkinci bir seçim yapana kadar. Mesela, 'Keyifliyim,' dersen bu ne demek? Ben keyifli olanım. Düşüncelerin bu defa şöyle gelişir: 'Ne güzel yüzüyor çocuklar, kimsecikler de yok, bütün koy bizim ohh...' Keyiflenme artacak.
... o yaşam anında sen, o anda ne, kim olacaksın? O an ile sen nasıl birleşecek, ona sen ne katacaksın? Anda ne verecek, ne alacak ve sonuçta ne deneyimleyeceksin?
O 'ses' dediğin, peş peşe üretilen düşünceler. İşte zihin, sürekli kendi kriterlerine, önceliğine ve amacına uygun olarak otomatik düşünceler üretip sana sunuyor, sen de onlara inanıyorsun. Çünkü kendi düşüncelerin zannediyorsun onları ve onların duygusuna giriyorsun.