"İnsan denen mahluk, üst katta birinin eti çürürken, alt katta saçını kurutup, çamaşır yıkayıp, televizyon izleyebiliyordu. İçinde ağılı bir suçluluk dikenleniyordu, evet, ama yine de hepsini yapmayı beceriyordu."
"Gölgeler ne tuhaftı; herhalde rüzgâr gibi zamanda ve mekânda salınabildiklerinden, başka bir vakitte, başka bir şehirde, olmadık bir hikâyeye sızabiliyorlardı."