Başka bir akıllılık ve kendini savunma da, kişinin olabildiğince az tepki göstermesi ve özgürlüğünü, kendi insiyatifini adeta askıya almak ve salt bir tepkici haline gelmek zorunda kalacağı durumlardan ve koşullardan uzak durmasıdır.
Tanrı, Ruhun Ölümsüzlüğü, Kurtuluş, Öte Dünya, dikkatimi de zamanımı da vermediğim kavramlardır bunlar, bir çocukken bile, belki de hiçbir zaman yeterince çocuk değildim bunun için?, Kesinlikle bir sonuç olarak varmış değilim ateizme, bir olay olarak bile öğrenmiş değilim: içgüdüsel olarak kavradım onu. Baştan savma bir yanıtı beğenmeyecek kadar meraklı, kuşkulu, haşarıyım ben. Tanrı baştan savma bir yanıttır, bir nezaketsizliktir biz düşünürlere karşı, hatta aslında baştan savma bir yasaktır bize konulmuş: düşünmeyeceksiniz!!..
Soru olmayan sorular üzerinde hiç düşünmedim -- kendimi israf etmedim. -- Asıl dinsel zorlukları örneğin, yaşayarak öğrenmiş değilim. Neden dolayı günahkar olmam gerektiği, tamamen kaçtı aklımdan.
İnsancıllığım sürekli kendini aşmadır. Ama yalnızlık gerek bana, demem şu ki, iyileşme, kendime geri dönme, temiz, hafif oyuncu bir havayı soluma gerek...
Savaş başka bir şeydir. Kendi tarzımda savaşçıyım ben. Saldırmak içgüdülerimden biridir. Düşman olabilmek, düşman olmak-- belkide güçlü bir doğayı gerektirir bu, her halükarda her güçlü doğada vardır mutlaka. Karşı koymalara ihtiyaç duyar, dolayısıyla karşı koymalar arar...