İnsanların çoğu dışarıdan birileri tarafından yönetilir. Tıpkı Dünyanın Güneş etrafında dolanırken izlediği yörüngeyi sorgulamadığı gibi modayı, fikirleri sorgulamadan takip ederiz. Çalışanlar, fakir fukara, kadınlar, çocuklar, insanlar, çoğumuz ayakta kalma mücadelesi veriyoruz. Belki biraz karmaşık yapıya sahip mutlak suretle bilinçli, içgüdüleri olan ve de garip isteklere sahip kuklalar gibiyiz. İnsan içindeki idealist duyguları ve asil ruhunun izini bırakıp içgüdüleriyle hareket ederse yoldan çıkmaya yüz tutar.
Bir egoistin arzularını şekillendiren kriterleri değiştiremeyiz. Egoiste sadece küçük bir çıkardan ziyade daha büyük bir çıkara ulaşacağını, kötü kalpliye de başkalarına laf etmenin kendisine de zarar vereceğini anlatırsanız vazgeçer. Ama onlardan egoizmi veya kötülüğü çıkarmak, kediyi fare kovalamaktan vazgeçirmek gibi olanaksızdır.
Kant'a göre, karakterimizi doğrudan, kendiliğinden edindik. Bu durumdan geri de dönülemez. Dünyaya, zamana ve mekâna indikten sonra karakterimiz az çok ilerlemenin dışında değişmez.