Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Gezi Olayları, özetle şöyle anlatılabilirdi: Anayasal bir hak olan toplantı ve gösteri yürüyüşü yapma özgürlüğünün hükümet tarafından yıllardır keyfi biçimde kısıtlanmasına karşı düzenlenmiş, haftalar süren bir toplantı ve gösteri yürüyüşü. Tabii ki bu toplantı ve gösteri yürüyüşü de hükümet tarafından keyfi biçimde yasaklanmış ve orantısız bir polis şiddetiyle bastırılmak istenmişti.
Ayrıca halk oylamaları büyülü gerçeklik yaratmak açısından mükemmeldi. Çünkü yeterince oy alan her önerme gerçekti. Bir halkoylamasıyla yapılamayacak hiçbir şey yoktu. Bütün bir tarih değiştirilebilir, fizik kanunları yeniden yazılabilir, hatta bu evrende paralel bir evren yaratılıp içinde yaşanabilirdi. Dolayısıyla Türk Hükümetinin kullandığı araç kesinlikle amacına uygundu.
Ve bu dünyada başkasının acısından sonsuza kadar kaçabilmek mümkün değildi. Çünkü dünya o kadar büyük bir yer değildi. İnsan nerede olursa olsun, dünyanın öbür ucundaki bir trajedinin sonuçlarına bir gün elbet maruz kalıyordu. Kendisinden ne kadar uzakta olursa olsun, bir savaştan çıkan dumanı er geç ciğerlerine çekiyordu.