Bende Mecnûn'dan füzûn âşıklık isti'dâdı var
Âşık-ı sâdık benim Mecnûn'un ancak adı var
(Bende Mecnûn'dan da öte bir âşıklık yeteneği var. Gerçek âşık benim, ama Mecnûn'un adı çıkmış bir kere.)
Kârbân-ı râh-ı tecrîdiz hatar havfın çekip
Gâh Mecnûn gâh ben devr ile nevbet bekleriz
(Mecnûn ile ben soyutlanmışlık yolunun kervanıyız. Yolkesiciler kervanımıza saldırıp da tekilliğimizi bozmasın diye bazen o bazen de ben, sıra ile şu dünyanın aşk nöbetini tutuyoruz.)