Şeymanur Kılıç, bir alıntı ekledi.
Dün 18:25

Büyükannem laleler için ne derdi biliyor musun diye sordum.
Lo,"O her çiçeğin sırrını bilirdi" dedi.
"Laleler koparıldıktan sonra bile iki üç santim kadar uzamaya devam eden tek çiçek türüymüş.Onları izledin mi hiç? Her zaman güneşe doğru uzanırlar,çabalarlar tadını çıkarırlar.Solsalar bile çok güçlüdürler.Yaprakları buruşur ve cesur birer gözyaşı gibi dökülürler."Başımı salladım."Sen bir lalesin Lo."Elini tuttum ve sıktım."Acı içindeyken bile zarifsin.Çabalamaktan da hiç vazgeçmiyorsun."

Agapi, Sarah Jio (Sayfa 146 - Pena)Agapi, Sarah Jio (Sayfa 146 - Pena)

*Cegerxwîn
Şev tev çûye îdî ma tu hew tê lo
Ez ranazim, kengî bê te xew tê lo
Xanî bûye zindan tê de ranazim
Ta sipîdê qîr û nal û tew tê lo

Da Vinci’nin şifresini çözdüm lo.
Şimdi bir gerçeklik var. Sanat eserleri toplumu ve dönemi yansıtır. Da Vinci’nin resimlerinin çok değerli olması da vincinin çok iyi resim yaptığından değil, dönemi çok iyi anlattığından kaynaklıdır. İnsan, Evren’in merkezine yerleştirildi ve dönemin sanatı hep bunu yansıtmaya yönelikti.

Sertaç, bir alıntı ekledi.
16 May 09:50 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Lo ya Mektup
Dişlerin pembe dilinin yoluna dizilmiş nurdan birer fener ki hala hatırladıkça gözlerim kamaşır.

Bütün Şiirleri, Ayhan KırdarBütün Şiirleri, Ayhan Kırdar

Güzel olmuş :)
+etê
-ha kurê mi
+Roja zimanê zikmakî a kurd przz....
-hele hişbe lo kerê çolê
+Çi bû lê çima xeyidî
-we zimanê dayîka xwe berdaye hûn şopa zimanê ker û kûçikan ketine salê carekê ji bo pîrozkirinê neyên pêş deriyê min yallah
+Weyyy
-quzilqurt !! bicehime

Ötekileştirme 2
Stalin’in oğlunu ele geçiren hitler oğluna karşılık generalini istiyor. Hitlere benim sende bir drğil binlerce çocuğum var diyip reddediyor. Bir cani olan Stalin bunu diyor. Bizim çok müslüman dürüst ahlaklı namuslu adamların oğlu valilikte 21 gün askerlik yapıyor ve benden vatan millet Sakarya dememi bekliyor. Samimi değil lo.

Sertaç, Bütün Şiirleri'ni inceledi.
12 May 23:37 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Sarhoşum başım dönüyor. 
Zaten şarap şişelerinin burunları kanadı mı işleri tamamdır. 
Bir bardak dolusu, bir bardak dolusu daha derken şişeler ölür yalnızlık kalır,
ama sen gülersen lo her taraf aydınlanır.

Dişlerin pembe dilinin yoluna dizilmiş nurdan birer fener ki hala hatırladıkça gözlerim kamaşır.

Aycan, Second Debt'i inceledi.
 12 May 01:10 · Kitabı okudu · 3 günde · 10/10 puan

**Hawksridge Hall'a hoşgeldiniz. Aklınız varsa yemek salonuna girmeyiniz**

Jethro...
Nila...
Jethro ve Nila...
Nila ve Jethro...

*And we live like legends now, no that would never die!
Oh, we got love! We got love!*

Diyerek başlamak istiyorum, Tove Lo senin müziklerin olmasaydı bu kitap eksik kalırdı.. Pepper bu kitabı yazarken nasıl Tove Lo dinlememiş diyorum, sonra; yazarken, okurken olduğu gibi olmuyordur diyip konuyu kapatıyorum.. Neyse.


Buralar sessiz ve sakin ama ben bu durumdan şikayetçi değilim. Melike, Indebted ortamında seni de görmek istiyorum artık. Koş. Run, Ms.B. Run.

Debt Inheritance ve First Debt'i bir rafa, Second Debt'i ayrı bir rafa koyalım lütfen. Bu kitap iki kitabı sıyırıp attı. Şu an kasılmış, gururlu bir şekilde en önde duruyor. Onu ilk sıralarda görmek beni mutlu ediyor.

Ben kitap okurken diyalog okumak isterim genelde, iç sesler pek bana göre değildir. Bana ne senin iç sesinden, ben kendi iç sesimi bile dinlemezken seninkini neden okuyayım?

İşte Pepper. Sevmediğim şeyi bile bana sevdirdi. Ben Jethro'nun içinden geçen her kelimeyi, ağzından çıkan her kelimeyi duvara asmak istiyorum. Yapmak istediğim çok şey var ama bunlardan yapacağımı düşündüğüm iki şey var -bende kalsın.

Nila, ikinci kitabın sonunda gerçeği öğrenmişti. Ama biz Jethro'nun o mükemmel-ötesi-harika-tatlı iç sesinden dolayı kitabın başlarında öğrenmiştik.

Bu kitapta, ilk karşılaşma her zamanki gibi havaya çakmak çakmışsınız da alev almış gibiydi. Kalbimin ritmini değiştiren türden hani.. Yani bu kitap genel olarak kalbimin ayarlarıyla oynuyor, bu kötü bir şey mi?? HAYIR!

ARADIĞIMIZ RUH BU!!!11*1

Aradığım yani.

İlk kitabın sonunda olan şeyin benzeri yine yaşanıyor ama bundaki tutkuyu buraya aktarmak için yetenek lazım.. Öyle bir şeyi buraya tam olarak geçirebileceğimi sanmıyorum.

Nefret ve sevginin çoğu kitapta işlendiğini biliyorum. Herkes farklı şekillerde karşımıza çıkarıyor, bazen seviyoruz, bazen sevmiyoruz tamamen nefret ediyoruz. Ben öyle yapıyorum. -Yani seviyor musun? Sevmiyor musun? Söyle! Buraya bunlarla uğraşmaya gelmedim, hayatım zaten karışık bir de senin çekişmelerinle mi uğraşacağım?- diye sitem ediyorum.

Bu kitap öyle bir kitap ki, o çekişmeleri.. O duygudan duyguya savrulmayı hissetmek, daha çok hissetmek istiyorsun. Düşünceler o kadar iyi yansıtılmış ki, okudukça okumak istiyorsun. Karakterler kanına işliyor, aranızda bir bağ oluşmasa gözlerin dolmaz değil mi? Yüreğin sıkışmaz, o acı çekince senin için çekilmez.

Nila ve Jethro içime öyle bir işledi ki, onları çıkarabileceğimi sanmıyorum. Gerçekten bu kitaptan sonra ara vermem lazım. Tove Lo dinlerken olanları düşünmem lazım. Jethro'nun yaptığı gibi yatağıma uzanıp gülümsemem lazım. *az önce spoi yedin, kendini balkondan atabilirsin*

Jethro, senin gülümsemeni alıp saklama kabına koyarım, gittiğim her yerde yanımda taşırım. Jethro, sen nasıl bir karaktersin? Jethro, sen benim ruhumu emmek için mi yaratıldın? Jethro, bana biraz fazla geldin sanırım. Ama senden daha azını beklemiyordum zaten.

*bugüüüün yıkığım biliyor musuuuun, üzgünüm, çaresizim, umutsuzuuuum.*

Ve hepsi senin yüzünden Jethro, ya ne demek beni çağırman yeterli? O banyoya niye geliyorsun Jethro? Benim yüreğimi sökmek için mi? Ya gerçekten o sahneyi okuduktan sonra bana yaz, biraz konuşalım, çünkü ben o kadar şaşkınım ki, hala geçmedi şaşkınlığım.. Polo maçı başlamadan önce Nila'ya söylediği şey zaten beni gömdü. Kemiklerim sızlıyor. OOF, oof

Polo maçı başladıktan sonra Nila'ya olan şey ya? Nila'nın düşündükleri? Jethro'yu izlerken içinde kopan fırtına? Düşündüğü, hissettiği şeyler? O kadar yoğundu ki, kendisi bile dayanamadı..

Zaten bundan sonra da en en en eneenenenen sevdiğim sahne geliyor. Okursan anlarsın.. o sahneyi hiçbir sahneye değişmem. Üç kitap içinde *en* sahnem orasıydı..

Jethro'nun bütün duyguları içinde barındırabilmesi,
Nila'nın duygudan duyguya atlaması ama en sonunda ne istediğini görmesi,
Jethro'nun babasının söylediği şeye karşı hissettikleri,

İkinci borç ödenirken olanlar.................*error*

Ben biraz zorlandım nasıl bir şey olduğunu hayal ederken, Hülya abla nasıl bir şey olduğunu attı. Eğer ikinci borç ödenirken olan şeyi görmek istersen mesaj at. Linkini atarım, gözünde tam olarak canlanır.

İkinci borçta olanlar aşırı iyi bir şekilde aktarılmıştı, hissedebildim ama elbette anlamama imkan yok. Kimse böyle bir şey yaşamamalı, intikamların, borçların canı cehenneme. Defol git cehenneme Bonnie! S*ktir olup ölebilirsin Cut!! Daniel bi s*ktr git karşımdan, sana olan nefretimde boğul.!!!1

Çok sinirlendim okurken. Öyle böyle değil. Sakinim. Devam edeyim..

*ben daha önce hiç sevilmemişim, bunu seninle öğrendim şahsen*

Kimse kimseyi böyle sevemez diyorum her Pepper kitabında, var mı böyle bir şey? Q, çok ayrı seviyor.
Jethro, ayrı. Gerçekten ayrı.
İkisi de farklı-aşık-yıkık-yaralı-kıskanç-koruyucu-sinirli-hasta-aşık-aşık-ve-aşık.

Ben bundan sonra kaplıcaya falan gidersem ne olacak şimdi? GEL DE DÜŞÜNME! Pepper ne yapıyorsun bana, lütfen... Unicorn diyorsun, at diyorsun, Polo diyorsun... Hayatımdaki her şeyi kitaplarına kodluyorsun resmen. Unicorn lafı geçince aklıma geliyorlar, siyah tişört dediklerinde aklıma önce Jethro, sonra Q geliyor.. Çünkü Q daha çok renkli gömlekleriyle kalbimde. Jethro'ysa siyah tişörtleriyle.. Allahım hiç fangirl olmak istememiştim daha önce.. Pepper'ın kitaplarını okumadan önce...


Şimdiyse sıkı bir *fangirl* oldum. Kimse *fangirl* lüğümü sorgulamasın. Büyük hata.

*tercümesi yok, tecrübesi yok, yeniyim ben daha buralarda.. Bildiğimi de unutturuyor, kokun esince rüzgarla*

ah, ah... Neler yazardım da, hepsi spoi olurdu.. En iyisi okumak ve yaşamak, hissetmek. Jethro'dan sonra kendine gelememek... Siren sesi duyunca aklına bu kitabı getirmek falan dermişim.. sustum...

Ben her zaman söylüyorum, mutlu sonları sevmem diye.. Şimdi bu cümlede asıl anlatılmak istenen nedir? cevabı basit.. SON BÖLÜMDE AYCAN ÖLDÜ! ŞU ANDA YAŞAMAYAN BİR VARLIK! Nefes alamıyor çünkü *kiss* BÜTÜN nefesini çaldı.!1!!

Cebimde peçete, burnumda gözyaşlarım yüzünden akan sümük, kalbimde Jethro, beynimde Jethro, damarlarımda Jethro... ĞĞĞA ağlayabilirim..

Bana sakın eski anıları yenisiyle değiştirelim diyerek gelmeyin, SAKIN! Orada oturup ağlarım, Jethro ve Q gelir aklıma. Ama şimdi ben eskiyi alıp yenisiyle değiştirelim deyince bayağı kaba oldu. Onlar çok kibar oluyordu söylediklerinde... Pepper ve büyüleri işte..

Pepper güneş, ben bitki, Jethro karbondioksit, Q da su... Hadi eyw.