Yazılarının doğruluğuna inandığım, onları aynen benimsediğim de düşünülmesin. Çünkü kimsenin kimseyi anlamadığını, aynı sözleri duyanlar arasında birinin diğerlerinin düşündüğünü düşünmediğini, aynı sohbet, aynı okuma parçasının farklı kişilerde farklı çağrışımlara yol açtığını çok net bir şekilde görmüştüm.
Gerek fiziksel, gerek toplumsal yaşantımız, gelenekler, alışkanlıklar, deneyimler, felsefe, din, hatta tesadüfen gelişen bazı olaylar bile, hepsi bize şunu der: Feragat edin.
Her zaman felaketlerin birbirinin takipçisi olduğu söylenir, mutluluğun da benzer yapıda olduğu unutulmamalıdır, hatta uyumlu bir şekilde etrafımızı saran olaylar için de durum aynıdır, ister yazgımız nedeniyle olsun ister başına gelenlerden insanın kendisi sorumlu olsun fark etmez.