Ne yandan bakılırsa bakılsın, büyü, bir inanç varlığıdır. «Anadolu Büyüleri» bu inanç ortamında doğmuş, yayılmıştır. Dine karşı olsa bile, yaşama elverişli, çıkara uygun sayıldığı için benimsenip uygulanır büyüler.
Eskiçağ inançları yaşamın yararına olan, yaşama yön veren düşünce varlıklarıydı. Bu nedenle onlara bağlanmak yaşamı sürdürmek, yaşamın çıkarını korumak için gerekliydi. Çoktanrıcı dönem insanı yaşamak için inanırdı, onun evrenini kuran yaşamaya yön veren inançlardı. Tektanrıcı dönemin insanına göre, inanç, yaşamak değil, yaşanmak istenen, umulan, özlenen başka bir evren içindir. İşte burada yaşama yararlı olanla, özlenene yararlı olanın çatışması başlar.
Anadolu insanı, doğayı, yaşamı, kendini, toplumu inançla kavrar, inançla açıklar.
Anadolu insanı inançları nedeniyle toplumsal olanda değişmeye, değiştirmeye karşıdır.