Mayakovski, çok yerinde olarak şunları söyler:
«Ha şiir yazmışsın,
ha radyum çıkarmışsın.
Al: bir gramı
böl: bir seneye
Binlerce ton
taş toprak atacaksın,
Bir kelime
bulup koyacaksın diye.»
Bu sözler, sanatsal üretimin genel bir yasasının formüllendirilişi olarak görülebilir. Her ne denli hiç zorlanmadan, sanki doğaçtan yazılmış gibi görünse de, aslında, Puşkin'in her şiirinin ne denli uzun ve yorucu bir çalışma aldığını çok iyi biliriz. Lev Tolstoy, o geniş kapsamlı romanlarını, hiç bıkmadan, her bölümün, her öykünün, neredeyse her satırın düzeni üstünde titizlikle durarak birkaç kez yazmıştır belki de. Gogol, bir yazarın kendi el yazılarının üstünden belki sekiz kez geçmesi gerektiğini söyler. «Belki birinde daha az, öbüründe daha çok, ama sekiz kez yapıyorum bunu. Ancak sekizinci kez, kendi elimle yazdıktan sonra, çalışma, sanatsal olarak bitmiş, üretkenlik katına ulaşmış demektir.»