Resimlerle Sanat

Resimlerle Sanat
@lomer
Alıntıları yedekliyorum. instagram.com/resimlerle.sanat
Sanat
Ömer
İstanbul
İstanbul, 9 Mayıs 1995
26 okur puanı
Eylül 2015 tarihinde katıldı
Başka bir insanın manevi dünyası, ancak bizimkine yakın düştüğünde bizim için bir değer taşır ve sevgi görürse ilgimizi çeker. Çünkü yalnızca psikolojik olarak sahici, katıksız, derin ve hakiki bir şey ortaya koyduğunda, hayatta belki hiç tanımadığımız ya da çoktan ölmüş birinin duyguları, düşünceleri ve iç dünyası bizi etkileyebilir. Ancak bu durumda, insanın en gizli belgeleri özel mektuplar, günlük notları gerçek bir sanatsal değer kazanabilir.
Sayfa 256
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Sanat ile tarih bilimi arasındaki ayrımı gösterirken, Çernişevski önce şu cümleyi vurgular: "Tarih, insanoğlunun yaşamından söz eder; sanat ise bireyin yaşamından." Ardından, bu cümlenin yerine şu ifadeyi ekler: "Tarih, insanoğlunun yaşamından söz eder ve her şeyden önce olgusal hakikati ortaya koymaya çalışır; sanat ise insan yaşamından söz eder ve anlattığı şeylerde geçmiş olgusal hakikatin yerini psikolojik ve manevi hakikat alır."
Sayfa 254
Düşündüğünüz anlamda değildir doğa. Kör değil, ruhsuz değildir bakışlara. Bir ruh yaşar onda, özgürlük yaşar. Aşk vardır onda. Kendi diliyle bize seslenir.
Sayfa 250
Kültür tarihçilerinin önünde daha da karmaşık bir durum vardır. Örneğin, gotik bir kubbe ancak "üçlü koordinatlı sistem" içinde ölçülebilir; ancak böyle bir kubbenin yapımı, insan etkinliğinin teknik, dinsel ve sanatsal biçimlerini birlikte içerir.
Sayfa 242
Tüm sanat tarihi boyunca, iki karşıt sürecin karşılıklı gidip gelişine, diyalektik ilişkisine tanık olunmuştur: Bir yanda, sanat yoluyla bireyi toplumsallaştırmanın en etkin yollarını bulmak için toplumun duyduğu sürekli gereksinim, tarihin akışı içinde olduğu gibi sürüp gitmiş, sanatın en eski çağlarda oluşmuş işlevsel yapısının değişmeden kalmasına yol açmıştır. Öte yanda, toplumun yaşam koşullarında durmadan meydana gelen değişimler, toplumun gereksinimleri, çıkarları ve idealleri, sanatsal etkinliğin daha eski çağlarda oluşmuş yapısını sürekli değişime uğratmıştır. Böylece, her tarihsel çağda sanat, hem sanat olarak kalmış hem de dönüşüme uğramıştır. Her seferinde yeni gereksinimleri karşılamaya yönelmiş, ancak bunu yaparken de önceden biriken sanatsal deneyimlerden yola çıkmıştır. Sanatın özellikleri, içinde bulunduğu biçimler, diğer toplumsal bilinç biçimleriyle olan ilişkileri, zihinsel üretim sistemi içindeki yeri sürekli değişmiş; ancak sanat, hep sanat olarak kalmıştır. Yeryüzünde insanlar, toplum ve kültür olduğu sürece de sanat, varlığını sürdürmeye devam edecektir.
Sayfa 239