Roman 1900-1910 dolaylarında geçiyor gibi hissettirdi bana.
En başından en sonuna kadar büyük bir gerilim içinde okudum bu eseri. Karakterlerin tüm özelliklerini iliklerime kadar hissedip çeşitli duygu durumları yaşadım. Kitabın bahşettiği öyküsü de etkileyici olmasına rağmen ben en çok karakterlerin özelliklerinden ve olaylara karşı gösterdikleri davranışlardan etkilendim bundan dolayı karakterler hakkında detaylı bir şekilde düşüncelerimi aktarmak istiyorum:
Yapacağım anlatımı kitabı okumayanların okumasını tavsiye etmiyorum çünkü spoileriçermektedir.
1-Yusuf
Romanın baş karakteri, en başta ailesinin yaşadığı durumdan dolayı roman boyunca onun güçlü bir karakter olarak karşıma çıkmasını beklemiştim. Fakat ailesinin ölümünü soğukkanlı olarak karşılaması onun vurdumduymaz biri olmasından kaynaklanıyormuş. Empatiden yoksun bir şekilde çektiği her acı karşısında ben bilhassa keyif duydum. Gerçek hayatta da pasif olan kişilerden hoşlanmama karşın Yusuf bu hayatta karşılaşabileceğim en büyük örnek olabilir. Roman sonunda ise tüm nefret beslediğim diğer karakterleri öldürmesi ise ilk defa kendisini takdir etmeme ve bende hoşnutluk uyandırmasına yol açtı.
2-Muazzez
Kendisinin Yusuf'a olan sadakatine karşı şaşırıp kaldım sonunda ölümü ise gene onun elinden olunca ise üzüldüm. Kendisi romanda başına gelenlere üzüldüğüm tek karakter idi.
3-Selahattin Bey
Gene hayatta pasif olan karakterlerden birisi olmasından dolayı kendisine karşı büyük bir nefret duydum. Gene yaşadığı edilgenlikten dolayı kendisine oynanan kumar oyunundan dolayı büsbütün sinirlendirdi beni.
4-Şahinde Hanım
Olayların fırtınaya dönmesinde başkarakterin kendisi olduğunu düşünüyorum. Eğer ki vurdumduymaz ve eğlence bağımlısı biri olacağına evine sahip çıkan birisi olsa idi ne Selahattin Bey de bu şekilde pasif