melike

"ilkin, çalışmamızı zorlaştıran şeyin onun kırgınlığı olduğunu sanıyordum -işte biliyorsun, her zamanki terapistinin onu bırakması filan- beni reddediyordu da diyebiliriz. ama biliyor musun, mesele bu değildi. bizler tıp uygulayıcıları olduğumuz için ve tıp, sevmek ya da sevmemek gibi şeylere yer vermeyen bir bilim olduğu için, karşılaşmak istemediğimiz bir şey oldu aramızda. birbirimizle geçinemedik, işte o kadar. birbirimizden hoşlanmadık. galiba birbirimize çok fazla benziyorduk..."
Sayfa 215·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
furi ona bakıp "hasta mısın?" dedi ve deborah tıpkı çığlığı kadar çirkin bir sesle güldü. "yani, fiziksel bir sorun mu var?"
Sayfa 205·Kitabı okudu
Alıntı
hemşireler yaralarıyla uğraşırken, deborah, oturan ya da ayakta duran öteki hastaların, 'soluk alan duvar süsü' tanımını yakıştırdığı görünümlerini seyrediyordu; istenç ve tutkularının dışında bile kanlarının sürekli olarak dolaşabilmesi ve yüreklerinin atabilmesi karşısında duydukları korku ve şaşkınlığın dışında, yüzleri tamamen ifadesizdi.
Sayfa 198·Kitabı okudu
Alıntı
"sana ihanet etmeyeceğim." (...) "zorlu ama geçerli bir kanıt: zaman."
Sayfa 158·Kitabı okudu
Alıntı
"bir şeyi övmek bir başka şeyi kötülemek anlamına gelmez."
Sayfa 148·Kitabı okudu
Reklam