O zaman kim şair doğarsa mimar oluyordu. Tunç kalkanlardan bir testudo altındaymış gibi feodalitenin altından her yandan sıkıştırılan ve ancak mimarlık yönünde çıkış yolu gören kitlelerdeki dağınık deha, bu sanatla çıkış yolu buluyor, "İlyada"ları katedral biçimini alıyordu.