Auschwitz Dövmecisi'ne aşık olmuş biri olarak Cilka'ya ne olduğunu çok merak ediyordum. O kadar genç yaşta o kadar şey yaşamış olmak... Cilka'nın Yolculuğu bu nedenle çıkacağını öğrendiğim andan beri okumayı heyecanla beklediğim bir kitaptı ve beni yanıltmadı. İçim adeta yana yana ama Cilka'ya hemen her adımında hak vererek okudum. Bitirmek istemediğim için uzata uzata okuduğum nadir kitaplardan ❤
En yavaş okuduğum Murakami romanıydı sanırım. Bir türlü bağlantı kuramadım, kitabın içine giremedim nedense. Murakami'nin tarzına oldukça aşina olmama rağmen sürekli "Bu nasıl oldu, o nereden geldi?" soruları oluştu kafamda. Ya da benim gözümden kaçtı, bilemiyorum. Benim için hayal kırıklığı oldu maalesef.
Pinball 1973Haruki Murakami · Doğan Kitap · 20201,548 okunma
Proust'un okuduğum ilk eseriydi. Açıkçası değindiği noktaların çoğu benim de aklımda olan soru işaretleriydi. Çok sevdiğimiz insanlara karşı neden kıskançlık duyarız, neden güvensizlik ortaya çıkar? Düşündürücü ve hoş bir kısa okumaydı.
KıskançlıkMarcel Proust · Can Yayınları · 20202,657 okunma
Konu kısa, öz ve açık bir şekilde anlatılmış, temel bilgiler verilmiş. Şu aralar oldukça gündemde olan bir mesele olmasından dolayı bilgilenmek amacıyla okudum, beklentimi de karşıladı.
Öncelikle, kitabı Miller'ın Akhilleus'un Şarkısı kitabını bitirdikten hemen sonra okudum ve Miller'ın Akhilleus'una adeta aşık olduğum için Kızların Suskunluğu versiyonu biraz kalbimi kırdı açıkçası Ancak savaşta arka planda kalan kadınları anlattığı için beklenen bir durumdu tabi. Bunu bir kenara bırakırsak, kitap oldukça sürükleyici ve dili fazlasıyla akıcıydı. Elime aldığımda zamanın nasıl geçtiğini fark etmeden okudum. Buna rağmen bazı kısımları biraz tıkanır gibiydi. Yine de okuyanlar açısından çok büyük bir problem oluşturmasa gerek.
Ayrıca hem Miller'ın kitaplarını hem de bu kitabı çeviren Seda Çıngay'a da leziz çevirisinden dolayı ayrıca teşekkür etmek lazım bence :)