Ne güzel demiş Nazım Hikmet;
“Seninle konuşabilecek kadar heybetli değildi belki kelimelerim. Ama senin ruhunu yerinden sallayacak kadar derindi hissettiklerim.”
Anne, kötü ruhlar mı bunlar? Vahşi av mı? Cehennem hortlakları mı? Anne, anne!
Susun çocuklar, susun. Kötü ruh ya da şeytan değil bunlar.
Çok daha kötü.
İnsan.
O halde, siyaset hayatına girdiğim halde, iyi bir adam gibi hep hak gözetir ve tabii olarak doğruluğu her şeyden üstün tutsaydım, şimdiye kadar sağ kalabilir miydim, sanırsınız? Hayır, Atinalılar, hayır; bu ne bana ne de başka bir kimseye nasip olurdu.