• 211 syf.
    ·2 günde·9/10
    Kitabın başlığının neden dindar değilim yerine neden Hristiyan değilim olmasının bence iki sebebi vardır. Birincisi, Russell'ın kitap boyunca Tanrıya ve ruhun ölümden sonra yaşadığına neden inanmıyor oluşu, ikincisi -her ne kadar İsa'nın ahlâkî yönüne çoğu Hristiyandan daha çok katılıyor olsa da- İsa'yı insanların en bilgesi veya en iyisi olarak görmediğidir.

    Katolik Kilisesinin Tanrının varlığının sadece akılla doğrulanabileceği dogmasını koyması Russell için en önemli problemdir. Kaldı ki kendisine göre insanları inanca götüren şey zaten zihinsel bir muhakeme de değildir. Çoğu inançlı kişinin küçük yaştan böyle yetiştirildikleri için hayatlarına öyle devam ettiklerini kendi ülkemizden de anlayabiliriz. Hafif bir felsefe tarihi bilgisinden de çıkarılacağı gibi sadece akılla bir yere varmak isteyenlerin felsefelerinin bir kısmı şimdiye çoktan önemini ve gerçekliğini yitirmiştir.  Sadece teorik bir düşüncenin kanıt yerine geçmesi için hiçbir sebep olmamasına rağmen zamanla bazı dindar veya dinci kişiler tarafından birtakım sözde kanıtlar sunulmuştur, örneğin ilk neden gibi. Russell bu gibi nedenlerin paradokslarına kapılmamak için -haklı olarak- detaylı bir çürütme yoluna gitmiyor ama kısa ve makul sebepler sunuyor.

    Ben şahsen kitabı okurken kullanılan argümanlardan tatmin oldum. Özellikle Rahip Copleston ile BCC'de yayınlanan tartışmasının kitaba aktarımı çok yerinde olmuş. Böylelikle iki tarafın da nasıl argüman kullandığını görmüş oluyoruz. İnançlı veya inançsız herkese önerebileceğim kolay anlaşılır bir kitap olmuş.