“Aydın olmak, modaya uygun elbise, şapka ve kolalı gömlek giymek değildir. Aydın kesim, bir milletin beyni gibidir. Millet sizi iyi bir öğrenim gördükten sonra, bir maaşa konasınız, akşamları kahvelerde iskambil veya domino masasının başına geçip eğlenesiniz diye okutmamıştır. Bunu böyle yapanlar, gerçek aydın değildir. Bunu yapanlar, aydınların küflenmiş olanlarıdır. Okumuşların hepsi ulusal zekâyı geliştirmek, ulusal vicdanı uyandırmak, ulusal iradeyi güçlendirmek zorundadır. Köylülere, işçilere ve kasaba halkının alt tabakasına nasıl daha iyi yaşayabileceklerini öğretin!”
Tek kelimeyle harika bir kitap. Kesinlikle eğitim müfredatında okutulması gereken bir kitap bence. 2 milyonluk Finlandiya halkının "bataklıklar ülkesi" olarak geçen gerek iklim gerekse tarım yapılma olanağı sıfıra yakın yeni bağımsız olan bir ülkenin bizim en büyük hazinemiz gençler ve eğitim sistemimizdir diyerek adeta sıfırdan bir medeniyet yaratmasını anlatan bir roman. Kitabı okudukça Mustafa Kemal Atatürk'ün neden bu kadar etkilendiğini anladım. Bir kişi bin aydını , bin aydınsa tüm Finlandiya'ya yayılarak bütün ülkenin kalkınmasını sağlıyor ve bu süreci anlatıyor . Gerçekten azmin ve çalışmanın neleri değiştirebileceğini anlatan harika bir roman.
Bu yüzden öldü, dedi bana doktor.
"Bizlerden daha sağlıklıydı; ama insan onun göğüsünü dinleyince, yüreğinin içinde fokurdayan gözyaşlarını duyabiliyordu."