Yazar bu kitapta Brexit sonrası İngiltere’nin durumuna atıfta bulunuyor. Ben bu konuda pek bilgiye sahip olmadığım için ilk başta kendisini kapitalist ekonomiyi savunan anti-anarşik biri sanmıştım. Çünkü kitaba ‘genel’ sistem eleştirisi olarak bakarsanız ve kitaptaki ekonomik tersinciliğin alegorik olduğunu göz ardı ederseniz, fikriniz bu yöne çıkıyor. Fakat konu güzeldi böceklerin insan soyunu tüketme çabalarında ellerindeki en güzel silahın “ekonomi” olması da günümüzdeki kapitalist anlayışın ne kadar etkisi altında kaldığımızı anlatıyor zaten. Diyaloglar, absürt betimlemelerin hoş bir havası vardı ve yazarın biyoloji bilgisi beni çok etkiledi. Böcek dilinden yazarken bir böcek olduğuna, insan bedeninde bir böcek zihninden yazarken gerçekten değişim sürecine girmiş bir haşere olduğuna sizi kolayca ikna ediyor.