“Bu kadar güzel olmasaydın,kocaman egonu cezalandırmam gerekebilirdi.” Parmağını burnumdan aşağı kaydırdı. “Bunu yapmaya hep niyetleniyorum. Sonra sen bana bakıyorsun ve ne söyleyeceğimi unutuyorum ve tek düşünebildiğim, seni hemen öpmezsem, seni hak etmeyeceğim oluyor.”
Sesi omuzlarıma atılan yumuşacık, sıcak bir battaniye gibiydi.Sihrinde kayboldum.
Mucizesinde kayboldum.
Tümüyle kayboldum ama tamamen bulundum.
Esir alındım,alıkondum…zincire bağlı bir tutsağım.
Yüceler..
Bu kitabı atlatmak için zamana ihtiyacım var .Bolca nefes alın çünkü okurken katlanmanız gereken şeyler size zaman tanımayacak. İkinci kitap ilkine göre daha ateşli ve intikam dolu. Burada her şeyin iç yüzünü görmeye başlıyorsunuz. Jase ve Kazi’nin ayrı olduğu her sahne ise kalbinize batıyor. Okurken sabırla yoğrulduğunuzu hissediyorsunuz.
Karakterlere gelirsek iki kitapta da en çok övgüyü bence Kazi almalı.Verdiği tavizler ,uğruna savaştığı görevler yanı sıra okuduğum en cesur ve güçlü karakter. Üstelik herkesten çok fedakarlık yapıp olayların gidişatını değiştiren ana etken kendisi. Yetenekleriyle herkesi Rahtanlı bir hırsız olmaya itebilir. İlk sırada ben varım .
Onun dışında kitap bende tamamlanmamış duygular uyandırıyor. Ama tabi bu kitap bittikten sonraki boşluk hissinden kaynaklı da olabilir. Hani biraz daha romantizm olsaymış gayet kaldırabilirmiş ki bence tadından iyice yenmez olurmuş. Ben o hissi buna bağlıyorum.
Zaten iki kitap ve okuyan herkesin beğeneceği türden bir seri. Kesinlikle tavsiye ederdim. Ve son olarak Kazi’nin dediği gibi. En son göz kırpan ol!