Hâlbuki yüzüne dikkat etsen, ruhunun iç taraflarında nasıl külçe hâlinde bir yalanın saklı olduğunu görürsün. En korkunç yalan da budur; kendimize karşı bile kullanacak kadar pençesine düştüğümüz bu derin ve gizli yalan...
Bu hayatın bir manası olmak icap ederdi. İnsan dünyaya sadece yemek, içmek, koynuna birini alıp yatmak için gelmiş olamazdı! Daha büyük ve insanca bir sebep lazımdı.
Belki yollarda gördüğüm insanların çoğu da benim gibi veya bana yakın vaziyette, fakat kafam her şeyi büyüten bir adese gibi...oraya giren her şey, yünlü bir kumaş üzerine damlayan yağ lekesi gibi belli olmadan genişliyor, büyüyor...