Tevfik Rüştü Bey, samimi bir tavırla kesiyor: "…..Lâtife kızımız... henüz Ankara'ya intibâk edemedi..."
Muammer Bey, kaygılı: - “...yoksa Gâzi Hazretleri size...” Tevfik Rüştü Bey, merdivenin basamağında duracaktır, durmasıyla Muammer Bey'in sözünü kesmesi bir olur; sonra paltosunun yakalarını kaldırarak, söze devam eder.
Tevfik Rüştü Bey, ani cevap: - “...yok efendim, intibâ bendenizin!” Paltosunun yakalarını kaldırırken: - “...zannım o ki, Lâtife, bir devlet reisinin zevcesi olduğunu, asla unutmuyor... ama... kocasının bir devlet reisi olduğunu, sık sık unutuyor..." Az susar: - "...mesele burada!"