İşkence insanın buluşu. Tekerleği bulan o zeki yaratıcı insan soyu, belki de tekerlekten önce işkenceyi icat ediyor. Hayvanlar aleminde böyle bir şey yok; ne içsel ne bilinçli. Öfkelenebilirler, hırlayabilirler, bir aslan kükrer, bir köpek dişlerini gösterir ama acı çektirmeye bilmezler, çünkü onu icat etmemişler. İşkence insanın kötü zekasının sonucu; bir sanat gibi tasarlanmış, bir birim gibi mükemmelleştiriilmiş, bir zevk gibi kullanılmış. Hayvanları öldürür, parçalar ama acıyı bir amaç haline getirmez. İnsansa bu dünyada hem mucit, hem kurban hem de cellat. İşkencenin hedefi
kurbanın da, kendine acıma duygusunu uyandırmak
Kalp her şeyi beyninden önce esiyor. Kalp, sadece tampon paran bir kas değil; eski mısırlılar haklıydı; o, ruhun bir parçası, korkunun ilk başladığı yer. Kötü bir şey olacağı ise düşünceden önce geliyor; beyin korku kelimelere dökmeden kalp çoktan etkilenmeye başlamış.