Pamuk anlamamıştı ne olduğunu ama o anlamıştı. Bugün onların babalarının gittiği gündü. Babaları hep giderdi. Ama bu başka bir gidişti. Bu sonsuz bir gidişti.
"Bütün şehirleri yakın sanırdık," diye devam etti. "Aynı haritada olduklarına göre ne kadar uzak olabilirdi ki? Adana, İzmir'e çok uzakmış. Pamuk. Yürüyüp yürüyüp bitiremeyince anladım."
Edip Cansever çocukluğu gökyüzüne benzetmiş ve eklemiş; Çünkü hiçbir yere gitmez. Asla kaybolmaz.
İşte bazı anlar o gökyüzü gibiydi. Gerçekten asla insanın hafızasından kaybolmuyordu. Ne zaman başımızı kaldırsak, ilk gökyüzünü görmemiz gibi insanda içine bakınca ilk o anları görüyordu. Haklıydı Edip Cansever. Benim de çocukluğum gökyüzümdü. Hem de verdiğim kocaman kayba rağmen.