Kalbimi bir sıcaklık sarıp sarmaladı. Öyle ki her bir zerrem titredi. Her bir zerrem ısındı. Ve o an hiç olmaması gereken bir şey daha oldu. Elimdeki dondurmaya öylece bakarken dudaklarımdan minik bir hıçkırık kaçıverdi...
Gökçen'in dün gölgesinde oturduğu ağaç yaklaşık yirmi adım ileride bütün ihtişamı ile dikiliyordu. Önce dallarına baktı, sonra dibine. Bir görülene bir görülmeyene. Bir dikilene bir gömülene.