“Onun hayatı birçok kadınınkinden daha zor. Yani üniversiteye giden kadınlar için daha zor demek istiyorum. Aklı olduğunu biliyor, üniversitedeki hocaları onun söylediklerinine değer veriyor, ona düşünen bir insan gibi davranıyor; sonra evleniyor ve özü istilaya uğruyor…"
Açıkcası kitaptan daha fazla beklentim vardı. Margaret Atwoodun çok iyi bir yazar olduğunu düşünüyorum ama Damızlık Kızın Öyküsü kitabından sonra okuduğum kitapları bir türlü o seviyeye getiremedi beni. Bunun sebebi Damızlık Kızının çok daha iyi yazılmış olması olabilir ama diğer kitaplarında hep bir eksiklik hissettim. Bu kitaba dönecek olursak sondaki pasta metaforu gerçekten çok iyi düşünülmüştü. Her ne kadar hikaye yarım kalmış gibi gözükse de daha iyi bir şekilde tamamlanamazdı. Daha çok duygu durumunun bitişi ile ilgiliydi. Dediğim gibi bitirdikten sonra saatlerde duvara baktırmadı ama okunabilecek bir kitap. ( Ha bir de birinin kitap kapağındaki elbisenin kırmızı olması gerektiğini söylediği incelemeye o kadar katılıyorum ki cherry on top olurmuş.)