Aslında konuyla ilgili uzun uzun tartışabilirdik. Ben verdiği kararın nedenlerini sorabilirdim. Ama kendimi yorgun hissettim. Böyle bir konuşma çok kelime gerektiriyordu. Sağlam cümleler. İkinci hecelerine basılması gereken kelimeler. Bir sürü şey... Ağzımdan sadece anlamsız bir “Tamam” çıktı.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Odama girdim. Yatağa yattım. Kapattım gözlerimi. Uyumam gerek. Bir şekilde uyumalıyım. Az ya da çok. Bugüne kadar yaptığım her şeyi, doğumumdan itibaren hatırladığım her şeyi sadece hayal etmiş olduğumu düşünerek endorfin salgılamaya çalıştım beynime. İşe yaradı.
Aslında her televizyonun içinde bir kamera var. Her evde de bir kamera. Ve televizyonu seyredenin hayatı çok uzaklarda bir yerde seyrediliyor başka bir televizyonun ekranında. O seyredenlerin hayatları da başka bir yerde, başka bir televizyonda oynuyor. Hayatlar sıkıcı olunca bildiğimiz programlar, filmler, reklamlar devreye giriyor. Ama televizyonlar kapanınca kameralar çekmeye başlıyor içlerine hayatları. O hayatları Eskimolar seyrediyor! Eskimoların hayatını da İspanyollar. Her televizyonun içinde bir kamera var. Ve artık izlenmek istemiyorsa insanoğlu, artık müzedeki bir resim, akvaryumdaki bir balık gibi seyredilmek istemiyorsa, artık hücredeki bir mahkûm, suikast tüfeklerinin dürbünlerindeki bir hedef gibi takip edilmek istemiyorsa kırmalıdır televizyonunu. Aşağı atmalıdır camından. Zemindekiler yukarı fırlatmalıdır televizyonlarını. Biter böylece onun hayatını buna, bunun hayatını şuna seyrettirme dönemi. Hep bu casus uydular. Onların işi! Tepemizde dolanıp duran. Altı milyar paranoyak yaratan bu uyduların işi. Perdeleri açık oturmasın kimse. Asla!..
Ama öyle güzel duruyordu ki şu bütün ressamların kariyerlerinin bir döneminde muhakkak denedikleri perspektifiyle. O kadar büyük ki gecenin laciverdinin içinde. İnsan eli değmemiştir, diyorsun kendine. Olsa olsa, atmosferin öbür yakasından gelmiştir...