Ellerimi zincirlerle, ayaklarımı prangalarla bağlayabilir, beni karanlık zindanlara atabilirsin, ama düşüncelerimi esir alamazsın, çünkü onlar geniş gökyüzündeki esinti gibi özgürdürler.
Tanrı kendinden bir ruh koparıp aldı ve onu "Güzelliğe" bürüdü.
Ona mutluluk kâsesi verdi ve "Geçmişi ve geleceği aklından çıkarmadıkça bu kaseden içme; çünkü mutluluk anlıktır, yoksa hiç yoktur." dedi.
Ona bir de hüzün kâsesi verdi ve "Bu kâseden de iç ki, yaşamda anlık gelip geçen mutlulukların farkına var, çünkü hüzün hep bolca vardır." dedi.