every human is a little bit sad all the time, because you know you’re going to die, but that knowledge is what gives life meaning.
instagram.com/ilgnsu
Kişinin kendi kendini suçlaması doyum verici bir lükstür. Kendimizi suçladığımız zaman başka bir kimsenin bizi suçlamaya hakkı yokmuş gibi gelir. Kişiyi günahtan arındıran itirafın kendisidir, yoksa günah çıkartan papaz değil.
Kitap Oscar Wilde'ın yazmış olduğu tek romandır ve yayımlandığı ilk andan itibaren oldukça negatif eleştirilere maruz kalmıştır. Eleştirilerin asıl sebebi kitabın ahlaksız olmasıdır Wilde bu tepkilerden sonra kitabı güncelleyip giriş kısmına (kitabı okumasanız bile Wilde'ın sanata bakış açısını anlamanız için bence muhakkak bakmanız lazım) kitaptaki günahlar aslında kendimizde gördüklerimizdir şeklinde açıklama yapmıştır.
Kitabın konusuna gelecek olursak Dorian Gray adında genç ve herkesin dönüp bakacağı kadar yakışıklı bir adamın bir gün arkadaşı Basil tarafından yapılan portresine bakıp kendini fark etmesi sonucu isteklerinin arzularının giderek ahlaksız olmasını konu alıyor. Dorian portresinin yaşlanmasını kendinin sürekli genç ve yakışıklı kalmasını arzuluyor ve bu arzu o kadar tutkulu ki karakterimiz giderek ruhsal dengesini bozuyor. Kitap o kadar sürükleyici ve duru bir anlatıma sahip ki etkisi altına girmekte hiç zorlanmadım.
Kitabı okurken Wilde'ın kitabın başında yaptığı açıklama gibi kendinizi mutlaka günah işlerken görüyorsunuz toplumun çirkinlerini yakından inceleyebiliyorsunuz. Yakın zaman okuduğum ve etkilendiğim en güzel romanlardan biriydi.